24 Ocak 2010 Pazar

Ali Murat Güven olmak…

“Bir Kızılderili bin beyaz kuvvetindedir.” Bu cümle geçtiğimiz günlerde Genç Dergisi Üsküdar binasında yaptığımız güzel bir toplantıda Sayın Ali Murat Güven’in bizlere daha konuşmasının başında söylediği cümleydi. Peki kim bu Kızılderililer? Ya da elimizde hiç Kızılderili var mı? Bu sorular hemen o sırada aklımdan şimşek gibi geçen sorulardı. Bu cümlenin ardından Ali Murat Güven konuşmasının bittiğini söyleyip dışarıya çıksaydı yine de bize en büyük derslerden birisini vermiş olurdu.  

1968 yılında gözünü açtığı dünyada yaşadığı zaman boyunca bazı konularda hep yalnız kalmış ama asla mücadelesinden vazgeçmemiş birisi vardı karşımda. (Bazıları birileri birilerini övdüğünde o kişiyi yalakalık yapmakla suçlar ya da bunların hak edilmeyen, gereksiz sözler olduğunu düşünür. Şunu belirteyim ki bu sözlerim Ali Murat Güven’i ne yüceltir, ne de değerini azaltır. Bize yaptıklarını ve yapamadıklarını tüm kalbiyle anlatan birisinin kimseden gelecek övgüye de ihtiyacı yoktur. O’nun peşine düştüğü davası uğruna yaptığı şeylerdir öveceklerim ya da yereceklerim.) Konumuza dönecek olursak, yalnız kalmış bir “adam”ın kendisini en güzel ifade edebileceği cümlelerin başında gelecektir bin beyaza bedel bir Kızılderili olmak. Ali Murat Güven “binler”e karşı verdiği “bir”lik mücadelesinde artık yorulmuş birisi.

Ali Murat Güven olmak zor; çünkü mücadelesini verdiğin, muhafazakâr dediğin, ama bu sinema nimetini kullansınlar dediğin kesim senin kıymetini bilmez, seni tanımaz, yapılan müspet sinema çalışmalarına değer vermez. Maddiyattan vazgeçtim gel manevi destek ver dersin gelmez yanına, gelip omuz vermezler sana. Sen yine yorulmadan anlatırsın, gazetede köşeni bunlara ayırır, durmadan anlatırsın. Yıllarını harcarsın bu uğurda ama bir gün karşına senin benim camiam dediğin kesimden birisi çıkar ve senin hiçbir şey bilmeyen birisi olduğunu söylerse işte o zaman yorulursun.

Ali Murat Güven olmak zor; çünkü daha sinemanın neden önemli olduğunu tam olarak kavrayamamış bir kesimin(çoğunluk) mücadelesidir verdiğin. Onlara sevdirmeye çalıştığın şey onların gözünde uzaklarda bir seraptır. Evlerine yıllar önce içinde şeytan var diyerek almadıkları televizyonlarda, radyolarda şimdilerde aşkın en yasağını, ensest ilişkileri, şiddetin en kötüsünü, cinselliğin en berbatını gösteren yapımları izlemekte bir mahsur görmeyen kesimdir senin savunduğun, ya da destek beklediğin! Ama nedense destek yerine hep eleştiri alırsın. Dabbe2’yi izlemeden yönetmenine ağır eleştirilerde bulunurlar. Ama gidip o filmi internetten indirip izleyen bir kesimdir savunduğun. Böyle olmayan elbette vardır, onlar sözümüzün dışında.

Ali Murat Güven olmak zor; çünkü sadece kendini düşünmüyorsun, hep başkalarının derdindesin. Bir genç kısa film çekmiş onu nasıl tanıtırım derdindesin. Kur’anî ölçülerden şaşmadan nasıl sanat yapılırın derdindesin. Çünkü sen bir kesimin sesini neredeyse sıfır oldukları bir sanat dalında duyurmanın derdindesin. Popülaritenin tutsağı olmuş günümüz Müslümanları ise senin dertlerini bilmezler bile…

Ali Murat Güven olmak zor; çünkü insanlar senin yazdığın yazılarda ne kadar ince eleyip sık dokuduğunu bilmezler. Senin onlara çoluk çocuğuyla, ailecek sinemaya gidebilecekleri filmleri ulaştırma derdinde olduğunu bilmezler…

Ali Murat Güven olmak zor; çünkü bu devirde “adam” olmak yetmiyor, “adam” gibi kalmak zor. Ama asıl önemli olan da bu değil midir? ‘Ali Murat Güven’ burada aslında sadece sembolik bir isimdir. Çünkü bu davanın derdinde aynı zorluğa göğüs vermeye çalışan ne yönetmenler, ne eleştirmenler, ne yazarlar, ne kısa film çeken gençler var. Onların hepsinin çektiği neredeyse aynıdır.

Ali Murat Güven Bey’in nezdinde tüm Ali Murat’lara, Yücel Çakmaklı’lara, Hasan Karacadağ’lara, Mustafa Emin Büyükcoşkun’lara, Mehmet Akif Güler’lere, İsmail Güneş’lere selam olsun. Bu yolda yalnız değilsiniz ve kalmayacaksınız. Evet, sizin gibi olmak zor. Çünkü siz “adam” gibi kalmanın, adam gibi işler yapmanın derdindesiniz. Ama unutmayın ki derdiniz ulvî, gayeniz yüce. Sizler belki 3 belki 5 kişisiniz ama Kızılderili’siniz. Çok kişiye bedelsiziniz. Değerlisiniz…

23.1.2010
Muhammed Uyar
ikinciperde.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
Copyright 2009 İp Medya