IMAX’in yeni filmi “Journey to Mecca” (Mekke’ye yolculuk) İbni Batuta’nın İslam’ın kutsal şehrine yolculuklarının özünü başarılı bir şekilde yakalıyor: bilgi ve aydınlanma aracılığıyla kutsalın peşinde ruhani bir arayışa öykünen fiziksel bir yolculuk.
İbni Batuta ismi dünya çapında bir çok Müslüman için gurur kaynağıdır ve bu isim İslam’ın altın çağını zihinlerinde canlandırmalarına sebep olur. Bugüne kadar kaydedilmiş seyahat günlüklerinin en büyüklerinden biri olan Rıhle Mekke’ye ulaşmak için güneşi ve yıldızları takip eden bu on dördüncü yüzyıl kaşifinin maceralarının günümüze aktarılmasında rol oynayan en büyük kaynaklardan biri. Bu 700 yıllık eski hikaye beyaz perdeye yansıtılmak suretiyle geçen yıldan bu yana dünya çapında on iki IMAX sinema salonunda gösterildi. “Journey to Mecca: In the footsteps of Ibn Battuta” (İbni Batuta’nın izinde Mekke’ye seyahat) Fas’ta bir sette çekildi. Film dramatik canlandırmalarla birlikte belgesel tarzı çekimleri klasikleşmiş bir macerayı anlatmak için birleştiriyor.
İngiliz Film Enstitüsü geçenlerde Kurban Bayramı dolayısıyla filmin özel bir gösterimini Londra’daki bir IMAX sinema salonunda gösterime koydu. Gösterimden önce filmin yapımcısı Jonathan Barker Ibni Batuta hayranlarınca doldurulan salona hitap etti ve “iyi bilinen Müslüman bir kahramanı anmak” ve “Müslüman olmayanlar tarafından tanınmayan tarihsel bir figürün daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunmak” şeklindeki filmin arkasındaki vizyonunu açıkladı. Film başladığında bıraktığı miras aydaki bir kratere adının verilmesine neden olan tarihin en büyük kaşiflerinden biri için beklentiler şüphesiz çok yüksekti. Fakat 45 dakikalık belgesel bir drama nasıl olur da nerdeyse 30 yılda tamamlanan bir seyahati adil bir biçimde yansıtabilir ki?
İbni Batuta’nın bu eşsiz keşfini yüceltenler filmin dramatik bir biçimde üç çeyrek saatlik bir zaman dilimine sıkıştırıldığını görecekler. Cezayir ve İskenderiye’de yaşanan önemli tecrübeler ve ilişkiler tamamen atlanmış ama yine de Batuta’nın kutsal şehre olan yolculuğunun özü çok güzel yansıtılmış.
IMAX kullandığı formatla hikayeyi öyle bir yansıtıyor ki filmde bir hayattan fazlasını bulabiliyorsunuz. On dördüncü yüzyıldaki görüntülerle yirmi birinci yüzyıldaki görüntülerin bir arada verilmesiyle izleyiciler onları paralel dünyalara alıp götürecek bir seyahate davet ediliyorlar.
Çağrı, Çöl Aslanı ve Cennetin Krallığı’ndaki Selahaddin karakteri bu güne kadar batılı sinemacılar tarafından İslam tarihi içerisinden işlenmiş birkaç sınırlı tarihsel figür ve konular. İbni Batuta’ınn hikayesi sahip olduğu epik hikayenin eğlenceyle güzel bir şekilde harmanlanmasıyla bu listeye ekleniyor. Ancak IMAX teknolojisinin yaygın olmayışından dolayı film bugüne kadar ancak seçkin bir izleyici kitlesi tarafından izlendi.
4.1.2010
Nabila Pathan
altmuslim.com
Türkçe Çeviri : Serdar Çelik (İkinci Perde)
Kaynak: www.ikinciperde.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder