"Yüksek bütçe eşittir başarı" demek olmadığını çok iyi biliyoruz..Bunun için fazla geriye gitmeye gerek yok,yakında zamanda sinemalarımızı ziyaret eden 2012 filmi büyük bütçesine ve görsel efekt şölenine rağmen istenilen başarıyı yakalayamadı.(en azından beklentilerin çok altında kaldı)Her zaman değindiğim üzere iyi senaryo her zaman tutuyor.Kötü senaryo ne kadar allandırıp pullandırılsa da (fragman aldatmacası,ünlü oyuncular vb)izleyicinin seyir defterinde yer bulamıyor.
James Cameron 'un filmleri bu noktada öne çıkıyor.Aliens,Teminatör,Titanik. . .Çünkü bu filmler sağlam bir senaryoya sahip.Kahramanla özdeşleşme,öykünün akıcılığı;izleyici tekrar tekrar izlese de bıkmıyor bu filmlerden.Avatar'a gelince senaryosunun diğer filmlerinin gerisinde kaldığı gerçeğidir.Bunun üzerinde durmayacağım.Çünkü zannımca Cameron'da bunun farkında.Cameron'un kendince öncü buluşlarına yeni birini ekleyerek, %60′ından fazlası tamamen bilgisayar ortamında oluşturmuş görüntülere sahip bir sinema dünyası kurma çabası içine girmiş. Bu bağlamda bu yeni tarz gerçeğe yakın görüntüyü yakalama çabası,3D teknolojisinin sunumuyla adeta görsel bir şölene dönüşmüş.Avatar için neden sinema tarihinde yeni bir başlangıç deyimini kullanmak durumunda kalıyoruz.Biraz da bunlardan bahsedelim.
Animasyon olmayan ilk dijital 3D film olma özelliği taşıyan ''Dünya'nın Merkezine Yolculuk'' ile tanışmamız 2008 yılına dayanmakta.Gerek bu filmin,gerek 3D li animasyon filmlerinin gişe rakamları da ortada.Bundan ziyade 3D olayı özellikle ülkemizde Avatar filmi ile bilindik hale geldi.Bu teknolojiye sahip olan sinema salonları da sadece büyük şehirlerde ve belirli sayıda.Tekrar Cameron'a dönersek,film için ilk çalışmalarına başladığında filminin sadece 3D teknolojisine sahip salonlarda gösterilmesini istiyordu.(Son derece haklı seyir zevki yarı yarıya azalıyor) Bu belki bugünün şartlarında gerçekleşmedi.Fakat 3D nin dünya üzerinde (3D li filmlerin sayısı artacak) ve ülkemizde (3D li sinema salon sayısı artacak) yeni gelişmeleri beraberinde getireceği aşikar.İşte bunun için sinema tarihinde yeni bir başlangıçtır Avatar.
Diğer bir durum 3D nin yeni çekilecek filmlerle sınırlı kalmaması. James Cameron , şu an da Titanic'in boyutlama çevirmesi (dimensionalize converting) sürecinde olduğunu belirtti.Yani 2011'de Titanik'i üç boyutlu izleme imkanına sahip olacağız.Titanik'i 3D teknolojiyle düşünmek bile heyecanlandırıyor şimdiden bizleri.Bu demek oluyor ki geçmişin büyük gişe yapmış filmleri yakında 3D görselliğiyle yeniden yad edeceğiz.
Pandora'da,tabiatına el değmemiş bir gezegende yaşayan ve bu güzelliğin özünü oluşturan ve bu güzelliği koruyan Navi ırkı beklemektedir. Hastalıkların, savaşların, kavgaların, kötülüklerin, eksikliklerin, sıkıntıların hiç yaşanmadığı bir dünyanın özlemini çeker insan.Pandora öyle bir yerdir.Ta ki dünya'nın sömürgeci güçleri,dünyadaki sömürülerini tamamlayıp(filmde yıl 2054 muhtemelen bu tarihi kadar kalan yerlerde sömürülmüş olacak),yeni sömürüler için bu sefer Pandora gezegenine gelene kadar.
yazının devamı için tıklayınız şurada; www.ikinciperde.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder